Akıllı teklif mi manuel teklif mi
18 Temmuz 2026 · 6 dk okuma
Akıllı teklif mi manuel teklif mi sorusunun cevabı, hangisinin daha gelişmiş olduğuyla ilgili değil. Cevap tek bir ölçüye bakar: kampanyanız, algoritmanın öğrenmesine yetecek dönüşümü bir ay içinde üretebiliyor mu? Üretebiliyorsa akıllı teklif mantıklıdır. Üretemiyorsa iki seçeneğiniz vardır, manuel teklifle devam etmek ya da kampanya sayısını azaltıp hacmi tek yerde toplamak. Bu yazı o sayıyı kendi hesabınızda nasıl çıkaracağınızı ve eşiği nereden doğrulayacağınızı anlatıyor.
Akıllı teklif mi manuel teklif mi kararını veren sayı
Akıllı teklif, Google'ın her açık artırmada teklifi dönüşüm sinyallerine bakarak belirlemesidir. Hedef EBM, hedef ROAS, maksimum dönüşüm ve maksimum dönüşüm değeri bu ailenin üyeleridir. Manuel TBM'de ise tıklama başına ödeyeceğiniz üst sınırı siz yazarsınız ve sistem o sınırın dışına çıkmaz. Stratejilerin tek tek nasıl davrandığını Google Ads akıllı teklif stratejileri yazısında bulabilirsiniz; buradaki amaç listeyi gözden geçirmek değil, ikisi arasında karar vermek.
Aradaki asıl fark otomasyon miktarı değil, veri bağımlılığı. Manuel teklif hiçbir geçmiş veriye ihtiyaç duymadan ilk günden çalışır, çünkü kararı siz veriyorsunuz. Akıllı teklif ise geçmiş dönüşümlerden desen çıkarmaya çalışır. Desen çıkarabileceği kadar örnek yoksa ortaya bir tahmin değil, gürültü çıkar. Bu yüzden soru "algoritma benden iyi mi" değil, "algoritmaya bakabileceği kadar örnek verebiliyor muyum" olmalı.
Kritik ayrıntı şu: bu hacim hesap düzeyinde değil, teklif stratejisinin uygulandığı düzeyde tutulur. Hesabınızın toplamı iyi görünse bile, bütçe altı kampanyaya bölünmüşse her kampanya kendi verisiyle baş başadır. Çoğu hesapta akıllı teklifin çalışmama sebebi strateji seçimi değil, hacmin fazla parçaya bölünmüş olmasıdır.
Kendi dönüşüm hacminizi hesaplayın
Bu hesabı yapmak için üç sayıya ihtiyacınız var ve üçü de kendi hesabınızda yazıyor: aylık bütçe, ortalama tıklama başı maliyet ve dönüşüm oranı. Örnek olarak şu değerleri alalım. Aylık bütçeniz 45.000 TL, ortalama TBM'niz 9 TL olsun. 45.000 ÷ 9 = 5.000 tıklama demektir. Kendi raporunuzdan okuduğunuz dönüşüm oranı %2 ise 5.000 × 0,02 = 100 dönüşüm eder. Bu rakam bir sektör ortalaması değil, sizin kendi üç sayınızın çarpımı; dönüşüm oranını hesabınızdan çekmediyseniz önce dönüşüm oranı hesaplama aracıyla mevcut oranınızı netleştirin.
Şimdi asıl kısım. Bu 100 dönüşüm beş ayrı kampanyaya dağılmışsa kampanya başına 100 ÷ 5 = 20 dönüşüm düşer. Aynı bütçeyi iki kampanyada toplarsanız 100 ÷ 2 = 50 olur. Hesabın toplam performansı değişmedi, tek kuruş fazla harcamadınız, ama teklif stratejisinin gördüğü örnek sayısı 20'den 50'ye çıktı; yani 2,5 katına. Akıllı teklife geçmeden önce yapılacak ilk iş genelde strateji seçmek değil, bu bölmeyi düzeltmektir.
Hesabı yaparken üç noktaya dikkat edin:
- Dönüşüm tanımınız tek olsun. Satın alma ile form gönderimini aynı torbaya atarsanız çıkan sayı gerçekte olmayan bir hacmi gösterir. Hangi olayın dönüşüm sayıldığına dair tek bir tanım belirleyin ve hesabın tamamında ona sadık kalın.
- Zaman penceresi tek olsun. 30 günlük hacmi hesaplayıp 7 günlük eşikle kıyaslamak en sık yapılan hatadır. İki tarafı da aynı pencereye çevirin.
- Kampanya bazında bakın. Hesap toplamı 100 iken kampanya başına 20 düşüyorsa, karar verirken bakacağınız sayı 20'dir.
Eşik değerini Google'ın resmî dokümanından doğrulayın
Buraya kadar hacmi hesapladık ama hangi eşiğin üstünde akıllı teklifin anlamlı çalıştığını bilerek yazmıyorum. Sebebi basit: bu eşikler zaman içinde değişiyor, kampanya türüne ve stratejiye göre farklılaşıyor, üstelik ikinci elden aktarılırken eskiyor. İnternette dolaşan rakamların çoğu yıllar önceki bir yardım sayfasından kopyalanmış durumda.
Doğru yöntem şu: Google Ads yardım merkezinde kullanacağınız stratejinin sayfasını açın ve önerilen minimum dönüşüm sayısı ile değerlendirme penceresini oradan okuyun. Aynı kontrolü strateji değiştirmeye her karar verdiğinizde tekrarlayın. Portföy teklif stratejisi kullanıyorsanız eşiğin tek kampanyaya mı yoksa portföyün tamamına mı uygulandığını da resmî dokümandan doğrulayın; bu ayrım, sınırda olan hesaplarda kararı tersine çevirebilecek kadar önemli. Ekran görüntüsünü tarihiyle birlikte saklayın ki altı ay sonra hangi bilgiye dayanarak karar verdiğinizi hatırlayasınız.
Öğrenme dönemi kararın ikinci yarısı
Hacim eşiği geçtiyse ikinci soru şudur: sisteme öğrenmeyi bitirecek kadar zaman veriyor musunuz? Akıllı teklife geçiş ya da hedef değişikliği kampanyayı bir öğrenme dönemine sokar ve o dönemdeki performans nihai performans değildir. Öğrenmenin mekaniği ve neyin sıfırlama yarattığı ayrı bir konu; burada ilgilendiğimiz tek şey bunun karara etkisi.
Şöyle bakın. Kendi kampanyanızda öğrenmenin 7 gün sürdüğünü gözlemlediniz diyelim. Ayda dört kez teklif hedefine dokunuyorsanız 4 × 7 = 28 gün öğrenmede geçer. 30 günlük ayda geriye 2 gün kalır. Yani bu kampanya hiçbir zaman kararlı hâlini göstermez ve siz sürekli öğrenme dönemi verisine bakarak karar verirsiniz. Değişiklik sayısını ayda bire indirdiğinizde 30 − 7 = 23 gün kararlı veri elde edersiniz. Aynı bütçe, aynı strateji, tamamen farklı bir okuma.
Buradan çıkan pratik kural: akıllı teklife geçme kararı, aynı zamanda kendi müdahale sıklığınıza dair bir taahhüttür. Ayda birden fazla kez hedefe dokunmadan duramayacağınızı biliyorsanız, manuel teklifte kalmak daha dürüst bir tercihtir. Manuelde müdahale ettiğinizde bozduğunuz bir öğrenme süreci yoktur.
Manuel teklifin hâlâ doğru cevap olduğu durumlar
Manuel teklif eski bir yöntem değil, dar bir yöntem. Şu durumlarda hâlâ doğru seçim olabilir:
- Dönüşüm ölçümünüz henüz kurulmamışsa. Dönüşüm sinyali göndermeyen bir hesapta dönüşüm temelli stratejiler zaten anlamlı çalışamaz.
- Kampanya başına aylık dönüşüm sayınız tek haneliyse ve bunu kampanya birleştirerek büyütme imkânınız yoksa.
- Tıklama maliyetine sert bir tavan koymanız gerekiyorsa. Akıllı teklifte kontrol ettiğiniz şey tıklama fiyatı değil, hedef maliyet ya da hedef getiridir.
- Çok kısa süreli, birkaç günlük bir kampanya yayınlıyorsanız. Öğrenme dönemi kampanyanın toplam süresinden uzunsa akıllı teklifin gösterecek zamanı olmaz.
- Marka aramasında olduğu gibi rekabetin ve dönüşüm oranının zaten oturmuş olduğu, sizin de yalnızca maliyeti sabit tutmak istediğiniz durumlarda.
Karar akışı
Sırayla ilerleyin. Önce dönüşüm ölçümünüzün doğru çalıştığını teyit edin, çünkü bundan sonraki her adım o veriye dayanıyor. Sonra yukarıdaki üç sayıyla kampanya başına aylık dönüşüm hacminizi çıkarın. Ardından kullanacağınız stratejinin resmî dokümanındaki önerilen eşiği okuyun ve kendi sayınızla kıyaslayın. Sayınız eşiğin altındaysa önce kampanya sayısını azaltıp hacmi toplamayı deneyin, bu yetmiyorsa manuelde kalın. Sayınız eşiğin üstündeyse hedef belirlerken mevcut performansınızı başlangıç noktası alın; hedef EBM'yi bugünkü EBM'nizden kopuk bir yere yazmak en hızlı geri tepen hamledir ve EBM nedir yazısı bu sayıyı nasıl okuyacağınızı anlatıyor.
Geçişten sonra en az bir tam öğrenme dönemi boyunca hedefe dokunmayın ve kararınızı tek bir günün verisine göre vermeyin. Bütçe ve teklif kararlarını sistematik biçimde yönetmek isteyen ekipler için otomatik ölçeklendirme sayfası bu tür kararların hangi çerçevede ele alındığını gösteriyor. Kararınızı kaydetmeyi de unutmayın: hangi tarihte, hangi hacim sayısına ve hangi doküman sürümüne bakarak geçtiğinizi yazmazsanız, üç ay sonra performans değiştiğinde nedeni bulmanız çok zorlaşır.